Sepetiniz boş

Satın al

Adet: 0

Toplam: 0,00

0

Volkanizma

Volkanizma

Volkanizma sırasında magma yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar.

Coğrafya

Etiketler

yanardağ, magmatik aktivite, yanardağ patlaması, yanardağlar, volkanizma, magma, post-volkanik süreç, magma odası, levha tektoniği, deprem, lav, dağ oluşumu, Vezüv, doğa, coğrafya, tektonik plaka, yerkabuğu, afet

İlgili ekstralar

Görüntüler

Yanardağlar ve levha hareketleri

  • Afrika Levhası
  • Avrasya Levhası
  • Arap Levhası
  • Hindistan Levhası
  • Kuzey Amerika Levhası
  • Güney Amerika Levhası
  • Pasifik Levhası
  • Karayip Levhası
  • Kokos Levhası
  • Nazca Levhası
  • Antarktika Levhası
  • Avustralya Levhası
  • Filipin Levhası

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

En büyük volkanik patlamalar

  • Mauna Kea
  • Mauna Loa
  • Novarupta
  • St. Helens Dağı
  • Santa Maria Dağı
  • Cotopaxi
  • Pelée Dağı
  • La Soufriere
  • Vezüv
  • Stromboli
  • Etna
  • Kolombo
  • Piton de la Fournaise
  • Bandai San
  • Pinatubo
  • Krakatau
  • Tambora
  • Tarawera

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

Patlamalı püskürmeli volkanlar

  • kül bulutu
  • krater
  • volkanik akıntı

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

Lav akıntılı volkanlar

  • krater
  • lav akıntısı

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

Bileşik (kompozit) volkanlar

  • baca
  • krater
  • lav akıntısı

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

Post volkanik olaylar

  • fümerol
  • gayzer
  • solfatara
  • mofet
  • çamur volkan

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

Anlatma

Volkanizma sırasında magma, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne çıkar. Yanardağlar yeryüzünde gelişigüzel bir şekilde dağılmamış, genellikle levha sınırları boyunca dizilmişlerdir. Volkanizma dağ oluşumunda da önemli bir role sahiptir. Yerkabuğunun altındaki, aşırı sıcak ve basınçtan dolayı erimiş durumda bulunan kayalara magma denir. Yeryüzeyine çıkan magma, lav olarak adlandırılır ve çıktığı noktada yanardağ oluşur. Yanardağlar püskürtünün türüne göre patlamalı püskürmeli, lav akıntılı ve bileşik volkan olarak sınıflandırılır.

Patlamalı püskürmeli volkanlar, kraterden aşırı miktarda buhar ve gaz çıkarır. Püskürme sütunu ve piroklastik akıntı görünür. Rüzgar, kül bulutunu geniş bir alana yayabilir. Piroklastik akıntı, volkanik yamaçtan çok hızlı akar. Bu tür patlamalar, doğadaki en ölümcül olaylardan biridir. Krakatau, Pelée Dağı ve St. Helens Dağı patlamaları bu türün en tanınmış örnekleridir.

İkinci tip volkanlardan yalnızca lav akar. Büyük patlamalar ve piroklastik akıntı görünmez. Yanardağ konisi, katılaşan lavdan oluşur. Hawaii Adaları’ndaki Mauna Kea ve Mauna Loa dağları bu türe örnektir.

Bazı volkanik patlamalar sırasında hem püskürme hem de lav akıntısı gerçekleşir. Stratovolkan olarak adlandırılan bu tür yanardağ konileri tüf, kül ve lav tabakalarından oluşur. Yanardağların çoğu bu türdendir. Örneğin Ağrı Dağı, Erciyes Dağı, Fuji Dağı, Stromboli ve Etna.

Volkanik patlamalardan sonra post-volkanik olaylar görünür. Bunların çoğu buhar ve gaz sızdırma şeklindedir.

Patlamadan sonraki buhar ve gaz yayılımının genel adı fümeroldur. Bu sırada su buharı ve çeşitli kimyasal maddeler içeren gazlar dışarı çıkar.

Solfatara, sülfürlü gazlar salan bir fümeroldur.

Mofet türü fümerolda genellikle karbondioksit gazı sızar. Mofet kuru ya da ıslak olabilir; kuru mofet sırasında yüzeye yalnızca gaz, ıslakta ise karbonatlı su çıkar.

Gayzer, düzenli aralıklarla sıcak su ve buhar fışkırtan kaynarcadır. Kaya çatlaklarından yer altındaki boşluğa sızan ve orada toplanan su, ısınıp sıcak buhara dönüşür ve fışkırır.

Çamur volkanlar, killi alanlarda oluşur. Gazlar sıvı çamuru sürekli olarak kabarcıklandırır.

Yıkıcı volkanik patlamalar sırasında çok büyük miktarda kül ve tüf gökyüzüne fırlatılır.
Krakatau Yanardağı 1883'teki patlama sırasında 18 km³, Tambora Yanardağı 1815'teki patlamada ise 80 km³, belki de dünya tarihindeki en çok maddeyi püskürttü.
Bu denli güçlü patlamaların, Dünya'nın atmosferi, iklimi ve yaban hayatı üzerinde de küresel etkileri olmuştur.

İlgili ekstralar

The River System of the Amazon

A video on the Amazon river and its drainage basin.

Cepheler (Meteoroloji)

Soğuk ve sıcak hava kütleleri karşılaştığında cepheler meydana gelir.

Deprem

Deprem, Dünya'da meydana gelen en yıkıcı doğa olaylarından biridir.

Hortum

Kısa ömürlü ama son derece güçlü hortumlar çok büyük hasara neden olabilirler.

Şimşek

Atmosferde ışık çakması ve ses efekti eşliğinde gerçekleşen elektrik boşalması.

The East African Rift

The Great Rift Valley in East Africa was formed as a result of the movement of tectonic plates.

Karstik Araziler (Temel Düzey)

Karstik arazilerde dolin ya da sütun gibi karstik oluşumlar görünür.

Afrika Savanı

Dünyanın en büyük bitişik savanı Afrika'dadır. Kıtanın yaklaşık üçte birini kaplar.

Added to your cart.